İçeriğe atla
Psikoloji Günlüğü

Erteleme neden tembellik değildir

Erteleme, yapılması gereken işi bilerek ve sonucuna rağmen geciktirmektir. Zaman yönetimi eksikliğinden çok, işin uyandırdığı hoşnutsuz duygudan kaçınmakla ilgilidir. Bu çerçeve, ertelemeyi karakter kusuru gibi okumak yerine üzerinde çalışılabilir bir döngü olarak görmeyi sağlar.

Erteleme nedir, ne değildir

Erteleme, bir işi kendinize zararı olacağını bile bile geciktirmenizdir. Her gecikme erteleme değildir. Bilerek sıraya alınmış, gerekçesi olan ve sonucu hesaplanmış bir gecikme yalnızca önceliklendirmedir. Erteleme, gecikmenin size zarar vereceğini bilmenize rağmen olmasıyla ayrılır. Tembellikten de farklıdır, çünkü erteleyen kişi genellikle boş durmaz. O saatlerde başka işler yapılır, ev toplanır, küçük ve kolay görevler bitirilir. Enerji vardır, yön yoktur. Ayrımın pratik değeri şudur: sorun kaynak eksikliği değilse, çözümü de daha çok zorlamakta aramak yanlış yere bakmaktır. Erteleyen kişinin ihtiyacı olan şey genellikle daha fazla motivasyon değil, işe başlamayı zorlaştıran şeyin ne olduğunu görmektir. Bu ayrım kendinize karşı kurduğunuz dili de değiştirir. Kendinizi tembel olarak tanımladığınızda konu bir kimlik meselesine dönüşür ve kimlikler üzerinde çalışmak zordur. Buna karşılık belli bir işten kaçındığınızı söylediğinizde ortaya somut ve üzerinde oynanabilir bir durum çıkar: hangi iş, hangi an, hangi his.

Kaçınma döngüsü

Kaçınma döngüsü, işe yaklaştığınızda yükselen huzursuzluğun, işten uzaklaştığınızda hemen düşmesiyle kurulur. O anda gelen rahatlama gerçek ve hızlıdır. Bu rahatlama kaçınma davranışını güçlendirir, yani bir dahaki sefere işten uzaklaşmak daha kolay olur. Aynı zamanda iş yerinde durmaya devam ettiği için ikinci bir yük birikir: suçluluk, kendine kızgınlık ve yaklaşan teslim tarihinin baskısı. Bu ek yük işi daha da itici hale getirir, dolayısıyla bir sonraki yaklaşmada huzursuzluk daha yüksek başlar. Döngünün can alıcı yanı, kısa vadede çok işe yarıyor olmasıdır. Kaçınma sizi anında rahatlattığı için mantıksız hissedilmez. Uzun vadede maliyet üretmesi, kısa vadedeki etkisini azaltmaz. Döngünün bir de anlatı tarafı vardır. Kaçınmayı sürdürebilmek için zihin genellikle makul görünen gerekçeler üretir: daha iyi bir zaman gelecek, önce şu küçük iş bitsin, baskı altında daha iyi çalışıyorum. Bu cümlelerin ortak özelliği, o anda inandırıcı olmalarıdır. Sonradan bakıldığında ne kadar tekrarlandıkları görülür.

Erteleme ve duygu düzenleme

Erteleme, çoğu zaman zamanı yönetme sorunu değil, duyguyu yönetme girişimidir. Geciktirilen işlerin ortak yanı genellikle şudur: can sıkıcıdır, belirsizdir, nereden başlanacağı açık değildir, başarısızlık ihtimali kişisel bir yargı gibi hissedilir ya da anlamsız görünür. Bunların hepsi hoşnutsuz bir duygu üretir ve zihin en hızlı çözümü seçer, uzaklaşır. Bu çerçeve pratik bir sonuç doğurur. İşi daha küçük parçalara ayırmak işe yarıyorsa, bunun nedeni takvimi düzeltmesi değil, belirsizliği ve tehdit hissini azaltmasıdır. Aynı şekilde başlangıcı somutlaştırmak, ilk adımı gülünç derecede küçük tanımlamak ve işin nerede yapılacağını önceden belirlemek de duygusal yükü düşürerek etki eder. Bu bakış, işe yaramayan çözümleri de açıklar. Daha ayrıntılı bir program yapmak, daha çok liste tutmak ya da daha sıkı bir takvim kurmak çoğu zaman sonuç vermez, çünkü hiçbiri işin uyandırdığı hisse dokunmaz. Bazen tek gereken, işin neresinin tam olarak rahatsız ettiğini adlandırmaktır: belirsizlik mi, yargılanma ihtimali mi, yoksa anlamsızlık hissi mi.

İşi küçültmek neden işe yarar

İşi küçültmek, başlangıç anındaki direnci düşürdüğü için işe yarar. Bir işi bütün olarak düşündüğünüzde zihin toplam yükü ve olası başarısızlığı aynı anda hesaplar, bu da başlamayı ağırlaştırır. Buna karşılık tek ve somut bir ilk adım, örneğin dosyayı açmak, ilk paragrafın kaba halini yazmak ya da yalnızca on dakika çalışmak, hesaplanacak yükü küçültür. Başladıktan sonra durum genellikle değişir, çünkü işin içindeyken belirsizlik azalır ve bir sonraki adım kendini gösterir. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Küçük adım bir kandırmaca olarak değil, gerçekten yeterli bir hedef olarak konmalıdır. On dakika bittiğinde durabilmek serbest olmalıdır, aksi halde yöntem güvenilirliğini kaybeder ve direnç geri gelir. İkinci bir nokta da işin nerede biteceğini bilmekle ilgilidir. Ucu açık görevler, ne zaman yeterince yapıldığı belli olmadığı için kaçınmayı besler. Bir oturumun bitiş ölçütünü önceden yazmak, örneğin belli bir bölümü tamamlamak ya da belli bir süreyi doldurmak, hem başlamayı hem de bırakmayı kolaylaştırır.

Kendine sertlik neden geri teper

Kendini sert biçimde yargılamak ertelemeyi azaltmaz, çoğu zaman besler. Bunun nedeni döngünün duygusal yapısıdır. Suçluluk ve kendine kızgınlık, işle ilgili hoşnutsuz duyguyu daha da yükseltir, yükselen duygu kaçınmayı kolaylaştırır ve döngü hızlanır. Kaçırılan bir gün, kendini yerden yere vurulan bir güne dönüştüğünde ertesi gün işe dönmek daha zor olur. Daha işlevsel yaklaşım, olayı ahlaki bir mesele olmaktan çıkarıp mekanik bir mesele gibi ele almaktır. Dün başlayamadınız, sebebi neydi, hangi adım fazla büyüktü, hangi ipucu eksikti, ortam neyi zorlaştırdı. Bu sorular utançtan çok bilgi üretir. Kendine karşı ölçülü olmak burada müsamaha değil, döngüyü besleyen yakıtı kesme yöntemidir. Aynı ölçülülük başkalarına karşı da geçerlidir. Erteleyen birine daha çok baskı uygulamak genellikle işi büyütür, çünkü baskı işin duygusal yükünü artırır. Yardımcı olan şey, işi birlikte küçültmek, ilk adımı somutlaştırmak ve gecikmenin ahlaki bir kusur olmadığını göstermektir.

Ne zaman destek almalı

Ara sıra ertelemek yaygındır ve tek başına bir sorunun işareti sayılmaz. Ancak erteleme sürekli hale geldiyse, işinizi, eğitiminizi, maddi durumunuzu veya ilişkilerinizi belirgin biçimde etkiliyorsa ve bunu değiştirmek için denediğiniz düzenlemeler sonuç vermiyorsa konu okuma yazısının sınırlarını aşar. Sürekli erteleme bazen tek başına durmaz, uzun süredir devam eden isteksizlik, sürekli kaygı, uyku düzeninde belirgin bozulma ya da dikkati sürdürmekte yaşanan uzun soluklu zorluklarla birlikte görülebilir. Bu tabloların ne anlama geldiğini internetten okuyarak çözmek mümkün değildir ve doğru da değildir. Bir psikolog, psikiyatrist veya psikolojik danışmanla görüşmek, hem durumu değerlendirmenin hem de size uygun bir yol belirlemenin tek sağlam yoludur. Uzmana başvurmak için durumun ağırlaşmasını beklemek gerekmez. Bir sıkıntının yeterince ciddi olup olmadığına karar vermeye çalışmak, çoğu zaman gitmeyi geciktiren asıl sebeptir. Konuşmanın kendisi de bir değerlendirmedir ve erken yapıldığında seçenekler daha geniş olur.

Bu sayfa bir kavramı anlatır, tanı koymaz ve tedavi önermez. Kendinizde ya da yakınınızda haftalardır sürüp giden, işinizi, uykunuzu veya ilişkilerinizi bozan bir sıkıntı görüyorsanız bir psikolog, psikiyatrist veya psikolojik danışmana başvurun. Değerlendirmeyi ancak sizi karşısına alan bir uzman yapabilir.

Sık sorulanlar

Erteleme tembellik midir

Hayır. Erteleyen kişi genellikle boş durmaz, o saatlerde başka ve daha kolay işler yapar. Erteleme çoğunlukla işin uyandırdığı hoşnutsuz duygudan kaçınmakla ilgilidir, enerji eksikliğiyle değil.

İşi küçük parçalara ayırmak neden işe yarıyor

Başlangıç anındaki direnci düşürdüğü için. İşi bütün olarak düşündüğünüzde zihin toplam yükü ve olası başarısızlığı birlikte hesaplar. Tek ve somut bir ilk adım bu hesabı küçültür, başladıktan sonra belirsizlik de azalır.

Erteleme için ne zaman destek almalıyım

Erteleme sürekli hale geldiyse, işinizi, eğitiminizi veya ilişkilerinizi belirgin biçimde etkiliyorsa ve denediğiniz düzenlemeler sonuç vermiyorsa bir psikolog, psikiyatrist veya psikolojik danışmana başvurun. Değerlendirmeyi sizi karşısına alan bir uzman yapar.